Avukata Söylenen “Çeki Takibe Koy, Cezanı Keserim, Seni Öldürürüm” Sözleri – Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu

Bu yazımızda Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2017 tarihli, özellikle avukatları ilgilendiren bir kararına yer verilmiştir.

Karara konu olayda, mağdur avukat, alacaklı vekili olarak sanığın malvarlığı hakkında haciz işlemi yapmıştır. Sanık ise bu konuda mağduru “eki takibe koyarsan ceza yersin, cezanı ben keserim, seni gebertirim” diyerek tehdit etmiştir. Sonrasında sanık, bir noter bürosunda mağdur avukatı tesadüfen görmüş ve mağdurun haczi kaldırmasını talep ederek tehdit etmeye devam etmiş ve mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde yaralamıştır.

Sanık hakkında iddianame görevi yaptırmamaya direnme suçundan düzenlenmişse de, yerel mahkemece olay anında avukatın haciz işlemi yapmadığı belirtilerek burada görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşmayacağına hükmedilmiş ve sanık hakkında tehdit ve basit yaralama suçlarından hüküm kurulmuştur.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi bu durumda, her ne kadar olay anında avukat haciz işlemi yapmıyorsa da sanığın fiillerinin amacının haczi kaldırmak olduğu belirterek yerel mahkemenin kararı yerinde görülmemiş ve sanığın görevi yaptırmaya direnme suçundan mahkum edilmesi gerektiği bildirilmiştir.

Yerel mahkemece Yargıtay’ın bu bozma kararına aynı gerekçelerle direnilmiştir.

18. Ceza Dairesi ise, yine fillerin görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşturduğunu belirterek yerel mahkemenin direnme kararını yerinde görmemiştir.

Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

Avukat olan katılanın, alacaklı vekili olarak süresinde borcunu ödemeyen sanık hakkında icra takibinde bulunacağını söylemesi üzerine, sanığın katılana hitaben “çeki takibe koyarsan ceza yersin, cezanı ben keserim, seni gebertirim” şeklinde sözler sarf ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin, TCK’nın 6/d maddesi delaletiyle aynı Kanunun 265/2. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,” biçimindeki gerekçesi dikkate alındığında, “sanığın haciz işlemini yapan mağduru tesadüfen görmesi üzerine sinirlenerek onu tehdit edip ardından da darp ettiği, olay anında mağdurun haciz işleminde olmadığı bu sebeple sanığın eylemlerinin ayrı ayrı tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturacağı yönündeki mahkeme kararı yerinde görülmemiştir.

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Kaynak: corpus

Bir Cevap Yazın