Dava Dilekçesi, Bilirkişi Raporu Gibi Belgelere Atıf Yapılarak Gerekçeli Karar Yazılamayacağı

Bu yazımızda Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Haziran 2020 tarihli önemli bir kararına yer verilmiştir.

Karar, yerel mahkeme yargıcının gerekçeli kararında doğrudan dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi belgelere doğrudan atıf yapıp yapılamayacağına ilişkindir.

Dairenin kararına göre, yerel mahkemenin taleplere ilişkin kararlarından doğrudan bilirkişi raporu, dava dilekçesi gibi belgelere atıf yapılamayacağı belirtilmiştir.

Kararın önemli kısmı için:

“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Kanunun 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Kaynak: kararara

Bir Cevap Yazın