Dolandırıcılık – ABD Merkezli Sosyal Medya Şirketleri

Bu yazımızda, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 18 Haziran 2019 tarihli önemli bir kararına yer verilmiştir.

Karara konu olayda şikayetçi sosyal medya hesabı üzerinden dolandırıldığını iddia etmiş, dolandıran hesabın kimlik tespitinin yapılmasını istemiş, Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararı şikayetçi itiraz ile Sulh Ceza Hakimliğine taşımış, ancak hakimlik de itirazı reddetmiştir.

Karar, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebi ile Yargıtay’a taşınmıştır.

Yargıtay bu konuda, dolandırdığı iddia edilen sosyal medya hesaplarının tespiti için ilgili şirketlere başvurulsa da bu şirketlerin ABD merkezli olması, bulundukları ülkenin kanunları uyarınca hesabın kimlik bilgilerini paylaşamayacaklarını belirtmesi karşısında, sosyal medya hesabının kimlik bilgilerini edinmenin teknik ve hukuki açıdan mümkün olmadığını belirterek hakimliğin itiraz ret kararının yerinde olduğuna hükmetmiştir.

Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

Sosyal medya platformlarında ismi ve fotoğrafları kullanılarak müşteki adına sahte hesaplar açılıp 3. kişilerin bu hesaplar kanalıyla dolandırıldığının iddia edildiği anlaşılmış ise de; sosyal paylaşım ağlarını yöneten şirket merkezinin Amerika Birleşik Devletlerinde bulunması nedeniyle adı geçen ülke adli makamları ile yazışma yapılması gerektiği, ancak benzer soruşturmalar için yapılan yazışmalarda ABD’deki yasal düzenlemelerin şüphelinin tespitine yönelik işlemlerin yapılmasına uygun olmadığı, bu husustaki taleplerin olumsuz karşılandığı bilgisine yer verildiği, e-iletilerin gönderilmesinde kullanılan ve yurt dışında bulunan serverlerden söz konusu ülkelerdeki “Kişisel Verilerin Korunması Yasaları” nedeniyle gönderen kişilerin kimliklerinin belirlenmesine yarayacak bilgiler almanın mümkün bulunmadığı, soruşturmanın devamı halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukuki açıdan mümkün bulunmadığı, yeni delil elde edilmesi durumda soruşturmanın yeniden ele alınmasının her zaman olanaklı bulunduğu nazara alındığında itirazın reddi yönündeki kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Kaynak: corpus

Bir Cevap Yazın