Hanzo Kelimesinin Hakaret Suçunu Oluşturmadığı

Bu yazımızda Yargıtay 18. Ceza Dairesinin hanzo kelimesinin hakaret olup olmadığına ilişkin kararına yer verilmiştir.

Karara konu olayda sanığın mağdura hanzo demesi üzerine, katılan şikayeti sonucunda yerel mahkemece ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Karar katılan vekilince temiyze taşınmış, Yargıtay 18. Ceza Dairesi yapmış olduğu incelemede “hanzo” kelimesinin kaba bir kelime olduğunu ancak hakaret suçunu oluşturmayacağını belirtmiştir.

Kararın tam metni aşağıdadır.

T.C.
YARGITAY
ONSEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas: 2016/13348
Karar: 2018/14285
Tarih: 05.11.2018
  • HAKARET
  • HAKARET SUÇUNUN UNSURLARININ OLUŞMAMASI
  • HANZO KELİMESİ

(5237 s. TCK m. 125)
ÖZETHakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Mahkeme kabulüne göre sanığın katılana hitaben söylediği “hanzo” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözün, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi kanuna aykırıdır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hakaret

HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre katılan vekilinin temyizinin sanık … hakkında verilen hüküm ile sınırlı olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Mahkeme kabulüne göre sanığın katılana hitaben söylediği “hanzo” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözün, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.”

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Not: Corpus’da yer alan içtihat metinlerinin basılı yayında ve ticari olmayan elektronik ortamda kullanılması referans gösterilmek şartıyla (www.corpus.com.tr) serbesttir.

Bir Cevap Yazın