Mağdurun Adı ile Facebook Hesabı Açma – Verileri Hukuka Aykırı Verme ve Ele Geçirme Suçu

Bu yazımızda, Türk Ceza Kanununun 136. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı verme ve ele geçirme suçu ile bu suça ilişkin önemli bir Yargıtay kararına yer verilmiştir.

Öncelikle TCK md. 136 şu şekildedir:

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(4)

(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.”

Bu hüküm uyarınca kişisel verilerin hukuka aykırı olarak dağıtılması hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Karara konu olayda, sanık tarafından mağdurun adı soyadı ile Facebook hesabı açılmış ve bu hesapta mağdurun adı ve soyadının yanında telefon numarası da paylaşılmıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanığın bu eyleminin yukarıda bahsettiğimiz TCK 136 uyarınca verileri hukuka aykırı verme ve ele geçirme suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir.

Kararın tam metni:

T.C.
YARGITAY
SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas: 2019/29413
Karar: 2020/11316
Tarih: 11.03.2020
  • MAĞDURUN ADI VE SOYADI İLE FACEBOOK HESABI AÇARAK MAĞDURUN KİŞİSEL VERİ NİTELİĞİNDEKİ KİŞİSEL BİLGİLERİNİ YAYIMLAMA
  • VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VE ELE GEÇİRME
  • ŞANTAJ

(5237 s. TCK m. 44, 136)
ÖZETMağdurun adı ve soyadı ile Facebook hesabı açarak mağdurun kişisel veri niteliğindeki fotoğrafı ve telefon numarası gibi kişisel bilgilerini yayımlayan sanığın eylemi, verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirme suçlarını oluşturur. Sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak kabul etmesi halinde , kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki belirtilen suçlara ilişkin davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği ,ayrıca bir dönem birlikte olduğu ve ilişkiyi tamamen sonlandırmak isteyen mağduru kendisinden ayrılmamaya zorlamak amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların isnat edileceği tehdidinde bulunan ve mağdurun ad ve soyadı ile internette facebook sosyal paylaşım sitesinde profil hesabı açarak mağdurun kişisel veri niteliğindeki fotoğrafı ve telefon numarası gibi kişisel bilgilerini yayımlayan sanığın eyleminin, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilerek her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, koşulların oluşamadığı halde TCK.nın 44. maddesi uygulanarak sadece şantaj suçundan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Şantaj, eziyet

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:

I-Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında şantaj suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde :

Cumhuriyet Savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK.nın 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkının mevcut olduğu, 5320 sayılı Kanuna 12.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6572 sayılı Kanunun 45. maddesi ile eklenen geçici 9. maddesine göre 31.12.2019 tarihine kadar, asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmayacağının, ancak, verilen hükümlere karşı Cumhuriyet Savcısının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğinin belirtildiği, 12.12.2014 ve sonrasında duruşmalara Cumhuriyet Savcısı katılamayacağından, mahalli Cumhuriyet Savcıları yönünden temyiz süresinin tefhimden itibaren 1 ay olduğu, incelenen dosyada Cumhuriyet savcısının iştirak etmediği 13.02.2019 tarihinde verilen hükmün, UYAP kayıt sistemi ve dosya içeriğinde mevcut temyiz dilekçesinin incelenmesinde; mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından 14.05.2019 tarihinde temyiz edildiği saptanmakla, temyiz istemi süresinde bulunmadığından mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK.nın 310 ve 317. maddeleri, uyarınca REDDİNE;

II-Katılan … vekilinin sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde :

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda,Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA,

III- Katılan … vekili ile sanığın sanık hakkında şantaj suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince ;

Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.04.2012 tarihli iddianame ile sanığın cinsel taciz, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, özel hayatın gizliliğini ihlal etme ve şantaj suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında ,sanığa isnat olunan cinsel taciz, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olup eylemler nedeniyle mağdur …’nin duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında; sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak kabul etmesi halinde , kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki belirtilen suçlara ilişkin davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği ,ayrıca bir dönem birlikte olduğu ve ilişkiyi tamamen sonlandırmak isteyen mağduru kendisinden ayrılmamaya zorlamak amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların isnat edileceği tehdidinde bulunan ve mağdurun ad ve soyadı ile internette facebook sosyal paylaşım sitesinde profil hesabı açarak mağdurun kişisel veri niteliğindeki fotoğrafı ve telefon numarası gibi kişisel bilgilerini yayımlayan sanığın eyleminin, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilerek her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, koşulların oluşamadığı halde TCK.nın 44. maddesi uygulanarak sadece şantaj suçundan hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Not: Corpus’da yer alan içtihat metinlerinin basılı yayında ve ticari olmayan elektronik ortamda kullanılması referans gösterilmek şartıyla (www.corpus.com.tr) serbesttir.

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Bir Cevap Yazın