Hizmet Tespiti Davasının Kamusal Niteliği

T.C.
YARGITAY
ONUNCU HUKUK DAİRESİ

Esas: 2020/1168Karar: 2020/7944Tarih: 30.12.2020

ÖZETDava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı, mülga 506 sayılı Kanun’un 79. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davanın yasal dayanağı, mülga 506 sayılı Kanun’un 79. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Davacı, 01.08.1963 – 25.05.1972 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının tespitini istemiştir. Dosya içinde yer alan davacının 15.02.2016 tarihli hizmet döküm cetvelinde; davacının 1963/8-1964/1 döneminde davalı iş yerine ait 18250 sicil numaralı iş yerinden 30’ar gün üzerinden tam bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmakta olup, ayrıca 01.08.1963 tarihli, davalı işveren tarafından Kuruma ibraz edilen işe giriş bildirgesinin de bulunduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, tanık beyanları ile, davacının 01.08.1963 – 10.11.1964 tarihleri arasında davalı iş yerinden yapılan bildirimlerini dışlamak suretiyle talebin kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Ne var ki, Mahkemece kurulan hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

Mahkemece, yapılacak iş davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; öncelikle, iş yeri sicil dosyası ve davacının şahsi sicil dosyası Kurumdan getirtilmeli, yine davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan, puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın davacıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı; bu kapsamda dosya içerisinde yer alan 01.08.1963 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın da davacıya aidiyeti yukarıda belirtilen usul dairesinde araştırılmalı, davacının sigorta sicil numarasının hangi yıl serilerine ait olduğu tespit edilmeli, dosya kapsamında davalı iş yerine ait talep edilen dönemi kapsar aylık prim ve hizmet belgelerinin bulunmadığının ve bu kapsamda dönem bodrolaraına ulaşılamayıp bodro tanığı dinlenilemediğinin ve yine mahkemece yapılan kolluk araştırması sonucu komşu iş yeri tanığının tespit edilemediğinin anlaşılması hususları karşısında; beyanları hükme esas alınan ve davalı şirkette çalıştıkları iddia olunan tanıklar … ve …’ün hizmet döküm cetvelleri getirtilmeli, gerekli denetim sağlanmalı, varsa davacı tarafın diğer tanıkları dinlenmeli, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Av. Yıldıray Çıvgın

Corpus

Bir Cevap Yazın