Sınavı Geçmesine Rağmen Davacının İş Müfettişliğine Atanmaması

T.C.
DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE

Esas: 2018/3729
Karar: 2020/367
Tarih: 15.01.2020
  • MÜFETTİŞLİĞE ATANMA

(31.10.2012 – 28453 s. RG. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği m. 36, 37) (İş Teftişi Tüz m. 6)
ÖZETDavalı İdarede, İş Müfettiş Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, “İş Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak ileri sürülen ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin Müfettişliğe Atanma başlıklı 37. maddesinin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir. Davalı idarenin gerekli kadro çalışmasını yapmayarak, yeterlik sınavında başarılı olan davacıyı aradan uzunca bir süre geçmesine karşın iş müfettişi olarak atamadığının anlaşılması karşısında, iş müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının “İş Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

DAVACI : …

DAVALI : …

VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : Davalı İdarede, İş Müfettiş Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, “İş Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak ileri sürülen ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin Müfettişliğe Atanma başlıklı 37. maddesinin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :

Davacı tarafından;

1. 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinde müfettiş kadrolarına nasıl atanacağının düzenlenmesine rağmen; atama süresine ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığından hak kayıplarının önlenmesi amacıyla anılan maddenin iptal edilmesi gerektiği,

2. Müfettiş olmak için tüm şartları haiz olduğu ve sınavları başarı ile geçtiği, davalı idare tarafından dava konusu işlemde hiçbir sebep gösterilmediği, bu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiği,

3. İş müfettişi olarak atanmaması nedeniyle ileriye dönük kariyerinin engellendiği, söz konusu işlem ile müfettiş ve iş müfettişi yardımcısı kadroları arasındaki maaş farkı nedeniyle parasal hak kaybına uğradığı,

4. İdare tarafından tesis edilen işlemin idareye güven, kazanılmış hak, haklı beklenti ve Devlet faaliyetlerinin belirliliği ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :

Davalı idare tarafından;

1. İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı,

2. Dava konusu Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olması sebebiyle iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığı,

3. Atama işlemine dayanak olan düzenleyici işlemlerde, atama işleminin tamamlanmasına ilişkin herhangi bir süre öngörülmediğinden işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu,

4. İdarelerin yargı kararıyla belli bir kadroya atama yapmaya zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı,

5. Atama sürecinin halen devam ettiği, bu nedenle dava konusu işlem sebebiyle oluşmuş herhangi bir maddi kayıptan söz edilemeyeceği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine, davacının iş müfettişi kadrosuna atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin ise iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : Dava, …’nda, İş Müfettiş Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, “İş Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olarak ileri sürülen ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe Atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkindir.

28/08/1979 günlü, 6738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İş Teftişi Tüzüğü’nün 6. maddesinde, müfettişliğe, yönetmeliğine göre yapılacak müfettişlik yeterlik sınavını başaran müfettiş yardımcılarının atanacağı, bu sınava girebilmek için;

A) Müfettiş yardımcılığı görevinde eylemli olarak en az üç yıl çalışmış olmak,

B) Müfettiş yardımcılığında geçen hizmet yıllarına ait bütün sicilleri olumlu olmak,

C) Başkanlıkça, yönetmeliğin müfettiş yardımcılarının çalışma ve yeterlik sınavına hazırlanma ilkelerini düzenleyen hükümleri uyarınca yaptığı çalışmalarda yeterli görülmek, gerekeceği kuralına yer verilmiştir.

31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 36. maddesinde, ise yeterlik sınavının yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamadan oluşacağı. yazılı sınavın, çalışma hayatı mevzuatı, kamu idaresi ve personeli ile ilgili mevzuat, mesleki bilgiler, teftiş usulleri ve yöntemleri konularından yapılacağı, yazılı sınavdan başarılı olabilmek ve sözlü sınava girebilmek için en az yetmiş puan almak gerektiği, sözlü sınavın ise yazılı sınav konuları ile adayın anlama, ifade ve temsil yetenekleri dikkate alınarak yapılacağı., sözlü sınavda başarılı olabilmek için yüz üzerinden en az yetmiş puan almak gerekeceği, yeterlik başarı sıralamasında, yeterlik yazılı ve sözlü sınav notlarının ortalamasının esas alınacağı öngörülmüştür.

Anılan Yönetmeliğin 37. maddesinde ise “Yeterlik sınavlarında başarılı olanlar, yeterlik başarı sırasına göre müfettiş kadrolarına atanırlar. Yeterlik sınav notlarında eşitlik olması halinde, yetişme notu esas alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının davalı idare Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı (mülga İş Teftiş Kurulu Başkanlığı) emrinde İş Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladığı, iş müfettişliği yeterlik yazılı sınavında ve yeterlik sözlü sınavında başarılı olduğu, İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca iş müfettişliği yeterlik sınavında başarılı olanların ilan edildiği listede davacının da adının bulunduğu, bu listeye göre başarılı sayılan iş müfettiş yardımcılarının boş bulunan müfettişlik kadrosuna atamalarının Personel Dairesi Başkanlığından talep edildiği, ancak dava konusu işlemle davacıya atama süreçlerinin devam ettiğinin bildirildiği, sonuç itibarıyla atamasının yapılmadığı anlaşılmıştır.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olup “belirlilik” ve “hukuk güvenliği” hukuk devletinin temel ilkelerindendir.

Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.

Burada aslolan muhtemel muhatapların mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıdır.

Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.

Kanunlara güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin, bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.

Gerek yargı kararları, gerek öğretideki ortak tanımlamalara göre “haklı beklenti”, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleridir.

31/10/2012 günlü 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin “Müfettişliğe Atanma” başlıklı 37. maddesinde yer alan düzenlemede, müfettiş yardımcılığı yeterlik sınavında başarılı olanların müfettiş olarak atanma sürecine ilişkin herhangi bir süre kaydı içermediği ve bu suretle düzenlemenin yarattığı belirsizlik nedeniyle hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Dava konusu olayda, yazılı ve sözlü sınavları geçerek yeterlik sınavında başarılı olan davacının, mevzuat hükümlerine göre müfettişlik kadrosuna atanma hususunda haklı beklenti içerisine girdiği, ancak, aradan geçen zamana rağmen müfettişlik kadrosuna atanamadığı görülmekle davacının atama istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuk devletinin gereği olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine uygunluk görülmemiştir.

Anayasanın 125. maddesi uyarınca İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan, davacının tazminat isteminin karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptali, bu işlemler sonucu yoksun kalınan parasal haklarının ise yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesince; davalı idarenin usule yönelik iddiası yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

25/02/2013 tarihinde davalı idare Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı (mülga İş Teftiş Kurulu Başkanlığı) emrinde İş Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başlayan davacının, 13/05/2016 tarihinde iş müfettişliği yeterlik yazılı sınavında, 21/03/2017 – 31/03/2017 tarihleri arasında yapılan yeterlik sözlü sınavında başarılı olduğu; 24/04/2017 tarihinde İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca iş müfettişliği yeterlik sınavında başarılı olanların ilan edildiği listede adının bulunduğu; bu listeye göre başarılı sayılan iş müfettiş yardımcılarının boş bulunan müfettişlik kadrosuna atamalarının Personel Dairesi Başkanlığından talep edildiği; ancak, iş müfettişi kadrosuna atanması istemiyle davacının yaptığı başvuruya dava konusu işlemle verilen yanıtta atama süreçlerinin devam ettiğinin bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa’nın -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan şekliyle- 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği hüküm altına alınmıştır.

İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında yer alan 13/12/1950 günlü, 5690 sayılı Kanun’la onanan; Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Hakkındaki 81 numaralı Milletlerarası Çalışma Sözleşmesi’nin 1. maddesinde; “Hakkında bu sözleşmenin yürürlükte bulunduğu Milletlerarası Çalışma Teşkilatının her üyesinin sınai iş yerlerinde bir teftiş sistemi bulundurması lazımdır.” hükmüne yer verildiği; 2. maddesinde iş teftiş sisteminin vazifelerine dair ibarelerin yer aldığı; 6. maddesinde; “teftiş personeli, memuriyette istikrarlarını ve hükümet değişikliklerine ve yerinde olmayan harici tesirlere tabi bulunmamalarını sağlayacak şekilde bir statü ve hizmet şartlarından faydalanan amme memurlarından terekküp edecektir” hükmüne; 7. maddesinde; “1. Amme hizmetine alınmak için milli mevzuatın tespit edeceği şartlar mahfuz kalmak kaydıyla, iş müfettişleri, yalnız görecekleri vazifeleri ifa edebilmek için gereken ehliyet gözönünde tutularak tayin edileceklerdir., 2. Bu ehliyetlerin tahkiki yolları yetkili makam tarafından tayin edilecektir., 3. İş müfettişlerinin vazifelerine ifa edebilmeleri için münasip şekilde yetiştirilmeleri lazımdır.” hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır.

28/08/1979 günlü, 16738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İş Teftişi Tüzüğü’nün -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükteki haliyle- “Kapsam” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında; “Çalışma mevzuatının uygulanmasında müfettişlerce Devlet adına yapılacak izleme, denetleme ve teftişin ilkeleri, teftiş hizmetinin örgütlenmesine ilişkin kurallar, işyerlerinde tutulacak teftiş defterlerinin biçimi, ne yolda doldurulacağı ve bununla ilgili işlemler, müfettiş ve müfettiş yardımcılarının görev, yetki ve nitelikleriyle işe alınmaları ve çalışma yöntemleri bu Tüzükte gösterilmiştir.” hükmüne; “Müfettişliğe atanma” başlıklı 6. maddesinde ise; “Müfettişliğe, yönetmeliğine göre yapılacak müfettişlik yeterlik sınavını başaran müfettiş yardımcıları atanır.

Bu sınava girebilmek için;

A) Müfettiş yardımcılığı görevinde eylemli olarak en az üç yıl çalışmış olmak,

B) (Değişik : 21/7/1989 – 89/14389 K.) Müfettiş yardımcılığında geçen hizmet yıllarına ait bütün sicilleri olumlu olmak,

C) Başkanlıkça, yönetmeliğin müfettiş yardımcılarının çalışma ve yeterlik sınavına hazırlanma ilkelerini düzenleyen hükümleri uyarınca yaptığı çalışmalarda yeterli görülmek,

gerekir.

(Değişik üçüncü fıkra : 21/7/1989 – 89/14389 K.) (B) veya (C) bentleri gereğince yetersiz görülenlerden başka görevlerde çalışmaya elverişli olanlar, yeterlik sınavına girip de başarı gösteremeyenler ve haklı bir neden olmaksızın yeterlik sınavına girmeyenler Bakanlıktaki diğer görevlere atanırlar.

Müfettişlerin herhangi bir nedenle başka bir göreve atanmalarında Teftiş Kurulu Başkanının görüşü alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında yer alan ve Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükteki haliyle 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un (Mülga) “Bakan” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; (Değişik ikinci fıkra: 16/5/2006-5502/42 md.) Bakan, emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden sorumlu olup, Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarının faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemekle görevli ve yetkilidir. (Ek cümle: 11/10/2011 – KHK – 665/1 md.) Bakan bu yetkisini İş Müfettişleri, bağlı ve ilgili kuruluşların müfettişleri ve uygun göreceği diğer personel aracılığıyla kullanabilir.” hükmüne; (Mülga) “İş Teftiş kurulu Başkanlığı” başlıklı 15. maddesinin 2. fıkrasında; “(Değişik ikinci fıkra: 12/7/2013-6495/73 md.) İş Müfettişi Yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavlarının usul ve esasları, İş Müfettişliğine yükselmeleri, görev, yetki ve sorumlulukları, bunlarda aranacak özel şartlar, Başkanlığın çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda alıntılanan düzenlemeler çerçevesinde, dava konusu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu; anılan Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunun teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.” hükmüne; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulunun teşkilat, görev ve yetkileri ile İş Teftiş Kurulu Başkanının, müfettişlerin, müfettiş yardımcılarının ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığı şube müdürlüğünün görev, yetki ve sorumluluklarını, teftiş edilenlerin sorumluluklarını, İş Teftiş Kurulu Başkanı ile müfettiş ve müfettiş yardımcılarının seçilme, yetiştirilme ve atanmaları, özlük hakları ile çalışma usul ve esaslarını kapsar.” hükmüne; “Müfettişliğe giriş” başlıklı 27. maddesinde; “Müfettişliğe giriş sınavını kazanmak şartıyla, müfettiş yardımcısı olarak girilir.” hükmüne; “Yeterlik Sınavı” başlıklı 36. maddesinde; “(1) Yeterlik sınavı yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamadan oluşur.

(2) Yazılı sınav, çalışma hayatı mevzuatı, kamu idaresi ve personeli ile ilgili mevzuat, mesleki bilgiler, teftiş usulleri ve yöntemleri konularından yapılır.

(3) Yazılı sınavdan başarılı olabilmek ve sözlü sınava girebilmek için en az yetmiş puan almak gerekir.

(4) Sözlü sınav, yazılı sınav konuları ile adayın anlama, ifade ve temsil yetenekleri dikkate alınarak yapılır. Buna göre sözlü sınavda, adayın;

a) Yazılı sınav kapsamındaki konular hakkındaki bilgisi,

b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,

c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,

ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

d) Genel yetenek ve genel kültürü,

e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,

değerlendirilir.

(5) Sözlü sınavda adaylar, sınav kurulu tarafından dördüncü fıkranın (a) bendinde belirtilen konularda elli puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri onar puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilerek toplanır ve yüz üzerinden sözlü notu belirlenir. Sözlü sınavda başarılı olabilmek için yüz üzerinden en az yetmiş puan almak gerekir. Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.

(6) Yeterlik başarı sıralamasında, yeterlik yazılı ve sözlü sınav notlarının ortalaması esas alınır.

(7) Sınava katılanlar sınav sonuçlarına yazılı olarak itiraz edebilirler. İtirazlar yazılı veya sözlü sınav sonuçlarının açıklanmasından ve duyurulmasından başlayarak on işgünü içinde bir dilekçe ile sınav kuruluna yapılır. Bu itirazlar, dilekçenin kayda alınmasından itibaren sınav kurulu tarafından incelenir ve sonuç ilgiliye en geç on işgünü içinde yazılı olarak bildirilir.” hükmüne; “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinde; “Yeterlik sınavlarında başarılı olanlar, yeterlik başarı sırasına göre müfettiş kadrolarına atanırlar. Yeterlik sınav notlarında eşitlik olması halinde, yetişme notu esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

I – 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin dava konusu “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi bakımından;

Yukarıda alıntılanan düzenlemeler incelendiğinde, kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin en iyi biçimde yürütülmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri almaları gerektiği hususu idare hukukunun temel ilkelerindendir. Bu önlemler arasında, hizmetin bilgi ve deneyim yönünden yetişmiş personel istihdam edilerek gördürülmesi kuralı da yer almakta olup, anılan personelin ehliyet ve başarısının tespiti amacıyla meslek içindeki ilerleme ve yükselmelerinde, idarelerin genel düzenleme yetkisine dayanarak bir takım koşullar belirleyebilecekleri hususunda kuşku bulunmamakla birlikte, bu koşulları belirleyen düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve hukukun genel ilkelerine aykırılık taşımaması gerektiği tartışmasızdır.

İdarelerin düzenleme yapma yetkisi kapsamında getirilen dava konusu 37. maddenin, üst hukuk normu niteliğinde olan ve dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında yer alan 06/08/1979 günlü, 7/17925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İş Teftişi Tüzüğü’nün 6. maddesinin 1. fıkrasıyla aynı doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, idarenin, mevzuat yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek üst hukuk normlarına uygun şekilde kullandığı sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

II – Davacının, “İş Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi bakımından;

Yukarıda yer verilen mevzuatın ve olayın birlikte değerlendirilmesinden; üç yıllık bir staj döneminden sonra yazılı ve sözlü yeterlik sınavına tabi tutulan iş müfettiş yardımcılarının yeterlik sınavında başarı göstermeleri durumunda müfettişlik kadrolarına atanmalarının öngörülmüş olduğu da dikkate alındığında, yazılı ve sözlü sınavları geçerek yeterlik sınavında başarılı olan davacının, iş müfettişliğine atanma hususunda haklı beklenti içerisine girdiği, ancak, aradan geçen zamana rağmen müfettişlik kadrosuna atanamadığı görülmektedir.

Bu durumda, hem bireylerin tüm eylem ve işlemlerde devlete güven duyabilmesi ilkesini ifade eden hukuki güvenlik ilkesine; hem de idarenin yaptığı iş ve eylemlerde makul süre içerisinde hareket ederek bireylerin mağduriyetini engelleme işlevi olan hukuki belirlilik ilkesine aykırı olacak şekilde; davalı idarenin gerekli kadro çalışmasını yapmayarak, yeterlik sınavında başarılı olan davacıyı aradan uzunca bir süre geçmesine karşın iş müfettişi olarak atamadığının anlaşılması karşısında, iş müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının “İş Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verildiğinden, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE OYÇOKLUĞUYLA;

2. Davacının, iş müfettişi kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE;

3. Dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine OYBİRLİĞİYLE;

4. Dava kısmen iptal-kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranına göre yarısı olan …-TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine;

6. Peşin olarak alınan posta gideri avansından, artan posta ücretinin aidiyetine göre taraflara iadesine,

7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15.01.2020 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava konusu edilen ve 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesi yönünden;

Anılan maddede; “Yeterlik sınavlarında başarılı olanlar, yeterlik başarı sırasına göre müfettiş kadrolarına atanırlar. Yeterlik sınav notlarında eşitlik olması halinde, yetişme notu esas alınır.” kuralı yer almaktadır. Söz konusu kurallar incelendiğinde; uyuşmazlık konusu iş ve işlemlerde de görüldüğü üzere, müfettiş yardımcılığı yeterlik sınavında başarılı olanların müfettiş olarak atanma sürecine ilişkin herhangi bir süre kaydı içermediği görülmektedir. Bu durumun hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine açıkça aykırı olduğu tartışmasızdır.

Bu durumda, dava konusu edilen düzenleyici işlemin de hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından; 31/10/2012 günlü, 28453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişliğe atanma” başlıklı 37. maddesinin de iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle kararın, davanın reddine ilişkin bölümüne katılmıyorum.

Not: Corpus’da yer alan içtihat metinlerinin basılı yayında ve ticari olmayan elektronik ortamda kullanılması referans gösterilmek şartıyla (www.corpus.com.tr) serbesttir.

Bir Cevap Yazın