Canlı Bomba Saldırısında İdarenin Kusurunun Araştırılmaması Sebebiyle Yaşam Hakkının İhlali

Bu yazıda, Anayasa Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli, canlı bomba saldırısında idarenin kusurunun araştırılması gerektiğine ilişkin önemli bir kararı bulunmaktadır.

Karara göre, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleştirilen terör saldırısında başvurucu da dahil olmak üzere birçok kişi yaralanmış ve resmi rakamlara göre 109 vatandaş hayatını kaybetmiştir. Yaralanan başvurucunun idareye karşı tazminat için açmış olduğu davada, idarenin kusurunun araştırılmamasının yaşam hakkının ihlal ettiğinden bahisle bireysel başvuru yapması sonucu Anayasa Mahkemesi, başvurucunun yaşam hakkının ihlal edildiğinde hükmetmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır:

“Yaşam hakkı kapsamında hukuki sorumluluğu ortaya koymak adına adli ve idari yargıda açılacak tazminat davalarında makul derecede ivedilik ve özen şartının yerine getirilmesi, dolayısıyla derece mahkemelerinin bu tür olaylara ilişkin yürüttükleri yargılamalarda, Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği seviyede bir inceleme yapıp yapmadıklarının Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece mahkemeleri tarafından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yargı sisteminin daha sonra ortaya çıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde sahip olduğu önemli rolün zarar görmesine engel olacaktır.

Somut olayda İdare Mahkemesi, başvurucuya manevi tazminat ödenmesine karar vermiş ancak anılan sonuca nasıl vardığı konusunda herhangi bir gerekçe sunmamıştır. Ayrıca İdare Mahkemesince verilen karardan, başvurucunun toplanmasını istediği delillerin toplanıp toplanmadığı ve başvurucu tarafından sunulanlar da dâhil delillerin İdare Mahkemesince değerlendirilip değerlendirilmediği anlaşılamamıştır.

Başvurucu, ön inceleme raporundaki tespit ve değerlendirmelerden hareketle olayda davalı idarenin yaşamı koruyucu önlemler almadığına ve güvenlik güçlerinin patlamalardan sonraki müdahalelerinin saldırının sonuçlarını ağırlaştırdığına yönelik iddialarını istinaf isteminde de dile getirmiş ancak Bölge İdare Mahkemesi, başvurucunun iddiaları yönünde açık bir değerlendirme yapmadan usul ve yasaya uygun bulduğunu belirttiği İdare Mahkemesi kararını onamıştır.

Başvurucunun açtığı tam yargı davası idarenin yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasına dayanmaktadır. Bu husus gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümü için gerekli delillerin toplanması ve başvurucunun anılan iddialarının karşılanması gerektiği açıktır. Bu nedenle derece mahkemelerinin Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği dikkat ve özende inceleme yapmadıkları sonucuna varılmıştır.”

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Kaynak: kararara

Karar Tam Metin: https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2018/22085

Bir Cevap Yazın