Yaşasın Bir Mayıs!

Bugün Bir Mayıs.

1856 yılın 1 Mayıs’ında Avustralya’da taş ve inşaat işçileri günde 12 saat, hafta 6 gün çalışma düzeninin insanlık dışı olduğunu belirterek, günde 8 saat çalışma talebiyle Melbourne Üniversitesinde Parlamento’ya bir yürüyüş düzenlediler.

Yine 1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları önderliğinde işçiler günde 12 saat ve haftada 6 gün çalışma düzenine karşı iş bıraktılar. Ayrıca Chicago’da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Bu gösterilerde siyah ve beyaz işçiler birlikte hareket etmişti. Gazeteler bunu ön yargı duvarlarının yıkılması olarak yorumlamıştı.

Hükûmetler tarafından baskı uygulanınca bu eylemlere ara verildi. Buna karşılık 1889 yılında Fransa’da toplanan İkinci Enternasyonel’de bir işçinin önerisi ile 1 Mayıs tüm Dünyada “Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

Zaman geçtikçe 8 saatlik çalışma düzeni birçok ülkede kabul edilmeye başlandı. Günümüzde de 1 Mayıs, Dünyanın birçok yerinde büyük kitlelerce kutlanmaya devam etmektedir.

Ancak son 2 yıldır ülkemizde ve dünyada 1 Mayıs covid-19 salgını gölgesinde kutlanıyor.

Günün anlam ve önemine binaen, salgın boyunca emekçiler hiçbir zaman tam olarak korunamadı. Her ne kadar zaman zaman sokağa çıkma kısıtlamaları getirilse de, bu kısıtlamalar her zaman genel tatil günlerinde getirildi ve işçiler korunmasız bir şekilde sermaye sınıfı için çalışmaya zorlanmaya devam etti. Hatta neredeyse her tatil döneminde sokağa çıkma yasağı getirildiği için işçiler sadece işverenler için sokağa çıkabilir hale geldi.

Yine salgın sürecinde işten çıkarma yasağı getirilmişse de bunun karşılığında işverenlere işçinin onayı olmaksızın işçiyi ücretsiz izne çıkarma yetkisi de getirildi ve işçiler 2021 yılı için günlük 47,70 TL (kısmi çalışma ödeneği koşullarını taşımayanlar için) sosyal yardımla geçinmeye mahkum edildi.

Ayrıca işten çıkarma yasağına karşı işverenlerin başvurduğu hilelere ilişkin gerekli ve etkili önlemler alınmadı. Bunun sonucunda kod-29 hilesi ile 2020 yılında 176 bin 662 işçi işten çıkarıldı, yasak olmasına rağmen! Bu işçiler kıdem tazminatlarını alamadıkları gibi kod-29 hilesi sebebiyle işsizlik sigortası ödeneğine de başvuramadı.

Salgın sürecinde ülkeyi yönetenler tarafından gerekli önlemlerin alındığı iddia edilse de 2020 yılının Nisan ayından itibaren iş cinayetlerinde sürekli olarak artış görülmüş, bu süreçte hayatını kaybeden işçilerin %31’inin covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiği tespit edildi.

Bu sebeplerle, 2021 yılının 1 Mayısına emek dünyası olarak güvencesiz, hastalık tehlikesi içinde girmiş bulunmaktayız.

Tüm emekçilerin iş güvencelerinin gerçek anlamda sağlanmasını ve salgına karşı etkili bir şekilde korunmasını talep ediyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Av. Yıldıray ÇIVGIN

Ayrıca bkz:

Salgında Emeğin Bir Yılı – Rapor

Kod-29 Hilesine Karşı Neler Yapılabilir

Bir Cevap Yazın